Irgat Ali
Irgat Ali'ye sormuşlar,
Nerede kaldı namusun?
Demiş, İstanbul'a gelirken,
Toprak yollu köyümde unuttum.
Sofrasında olmaz bir acı soğan,
Çorbası yoktur ocakta kaynayan.
Hanımı yorgun, el kirini yuğmaktan,
Üç bebeği eteğinde ağlaşan.
Oğlu Adem itlerle dalaşır,
Kızı Zeynep ayna önünde boyanır.
Sobada kömür yok yakacak,
Kaderine sövemez Ali, günahtır.
Bıkar bir gün Irgat Ali çalışmaktan,
Namusunu köyünde unutmuş ya.
Patronun kasasından çalar para,
Yiğittir Irgat Ali, korkmaz yakalanmaktan.
Kaç Irgat Ali kaç,
Zeynep'in okul taksiti var.
Kaç Irgat Ali kaç,
Ademoğlun anasına bakar.
Dur Irgat Ali dur,
Acımaz sana aynasızlar.
Dur Irgat Ali dur,
Affetmez fukarayı yasalar.
Alem gezerken barlarda,
Irgat Ali ter döker fabrikada.
Elin oğlunda son model araba,
Bizim Adem ise hayat kavgasında.
Bıkar bir gün Irgat Ali çalışmaktan,
Namusunu köyünde unutmuş ya.
Patronun kasasından çalar para,
Yiğittir Irgat Ali, korkmaz yakalanmaktan.
Kaç Irgat Ali kaç,
Zeynep'in okul taksiti var.
Kaç Irgat Ali kaç,
Ademoğlun anasına bakar.
Dur Irgat Ali dur,
Acımaz sana aynasızlar.
Dur Irgat Ali dur,
Affetmez fukarayı yasalar.
Kaç Irgat Ali kaç,
Zeynep'in okul taksiti var.
Kaç Irgat Ali kaç,
Ademoğlun anasına bakar.
Dur Irgat Ali dur,
Acımaz sana aynasızlar.
Dur Irgat Ali dur,
Affetmez fukarayı yasalar.
Irgat Ali'ye sormuşlar,
Ne kadar sürer mahpusun?
Demiş, bu kurtlar sofrasında,
Kurban olmuş koyunum.
Tarz: Diğer